anasayfa idso hakkinda konser-programi orkestra muzik iletisim  
 
 
Anneniz Türk, ilk ne zaman Türkiye’ye geldiniz ve ilk defa şef olarak Türkiye’ye geldiğinizde beklentileriniz nasıldı?

Londra doğumluyum ancak 1981’den beri her yıl Türkiye’ye geliyorum. Şef olarak ilk geldiğimde açıkçası çok şaşırmadım. Çok nazik insanlar. Buradaki orkestranın çalışma şekli yurtdışındaki bazı ülkelere göre biraz daha farklı. Örneğin geçen hafta Doğu Almanya’daydım, orada ki çalışma tarzı çok daha sıkı, katı. Burada insanlar daha sıcak.

Bu kadar genç yaşta şef olmaya karar verirken zorlanmadınız mı?

Zaten annem ve babamın müzisyen olması dolayısıyla 5 yaşında keman çalmaya başladım. Çocukken futbol oynamayı tercih edip 3 ay için müziği bıraktım ama 3 ay sonra yine kendi isteğimle geri döndüm. Bir süre sonra babamdan etkilendim. Orkestra müzisyeni olup oturmak istemedim, babam da şefti ve her zaman ilgim vardı. Çok kolay bir iş olmadığını ve bana aslında çok genç ve fazla kibar olduğumu söyledi. Bunun üzerine kendi orkestramı kurmaya karar verdim. İsviçre’de 20 kişilik profesyonel öğrenci ve mezunlardan oluşan arkadaş grubumla kendi orkestramızı kurduk. Bu şekilde 22 yaşında bu işe başlamış oldum. Babam da biraz yardım ediyordu tabii. Pro Helvetia’nın ana sponsorluğunda Japonya’da 6 konser verdik.
Orkestranın yanında Londra Kraliyet Akademisi’nde 3 yıl orkestra şefliği okudum, İtalya Siena’da, Viyana’da orkestra şefliği master sınıflarına devam ettim, ABD Aspen’de Müzik Festival ve yaz okuluna katıldım. Bunun dışında da Avrupa’nın hemen her yerinde orkestralar yönettim, Tonhalle Zürih Orkestrası gibi.

Sizce bir oda orkestrasının şefe ihtiyacı var mı?

Oda orkestrasına göre değişir. Gerçi çok küçük orkestralarda hayır ama sadece bir süre önce 5-6 kişilik bir grubu yönetiyordum. Schönberg’in bir eseri çalınıyordu, parça karışıktı ve birinin grubu yönetmesi gerekiyordu. Çağdaş müzik için küçük gruplara da gerekebiliyor.
Büyük bir oda orkestrası ise evet. Orpheus Oda Orkestrası 20-25 kişilik ama şefsiz çalıyor, ama bence şef olsa daha iyi olur.
Neville Marriner örneğin oda orkestrası olarak başlayan yavaş yavaş büyüyen bir orkestra. Eğer büyümek istiyorsanız bir şefe ihtiyacınız var.

İstanbul’a ilk gelip gördüğünüzde bu beş gün içinde ne yapmaya çalışıyorsunuz?

Orkestrayı tanımaya ve uyum sağlamaya çalışıyorum. Orkestra tabii ki müziği biliyor ancak bunu beraberce oluşturmaya çalışıyoruz. Teknik olarak ne yapmak gerekiyorsa onu görmek ve ikinci gün ne yapmamız gerekiyorsa ona göre hareket ediyoruz.

Konserlere gelen izleyici yaş ortalaması genelde 40-50 ve üstü, sizce klasik müziğin geleceği tehlikede mi?

Bence bu önemli bir sorun ve her müzisyen bunu düşünmeli. Londra ve İsviçre dışında bu hemen her yerde aynı. Nasıl genç izleyiciyi sahneye çekebilirler bunu düşünmek gerekiyor. Özellikle çocuk ve gençler için projelere destek vermek çok önemli. Örneğin Zürih Tonhalle Orkestrası çocuk konserleri düzenliyor, aynı zamanda müzisyenler okullara giderek çocuklara müzik dersleri veriyorlar. Bu konuda gençleri özendirmek için lise ve üniversitelerde de çalışmalar yapılmalı.
 

Adres: Hacı Hesna Hatun Mah. Eski Tekel Binası No.66 34674 Paşalimanı - Üsküdar
Tel: +90 216 495 82 00 / +90 216 495 82 12 Faks: +90 216 495 82 00 email: info@idso.gov.tr